Aydın Menderes’i Anma Programı

Yakın siyasi tarihin önemli aktörlerinden biri olan Merhum Aydın Menderes’i anma amacıyla, Turgut Özal Üniversitesi Rektörlüğü tarafından organize edilen ‘Aydın Menderes’i Anma’ programı, Turgut Özal Üniversitesi Konferans Salonu’nda geniş bir katılımla gerçekleşti. Anma programına Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın yanı sıra çok sayıda üst düzey siyasetçi, bürokrat ve akademisyen katıldı.

 

 

Anma programının açılış konuşmasını yapan Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Oral, gerçek bir aydın kişilik olan Aydın Menderes’ten bahsederken, onun siyasi kimliğinin şekillenmesinde rolü olan Adnan Menderes’ten bahsetmeden geçmenin olmayacağını ifade etti. Adnan Menderes’in Türkiye siyasetinde, muhafazakâr-liberal alandaki siyasetin unutulmaz bir lideri olduğunu belirten Prof. Dr. Oral, “Kuşkusuz bu siyaset ondan önce de vardı. Ancak bu alandaki siyasetin şekillenmesi, geniş halk yığınlarının sembolü haline gelmiş olması, bir dönemin başlangıcı olan çok partili hayata geçişle mümkün oldu.” diye konuştu.

 

Adnan Menderes’in Anadolu insanın kalbinde sevgiyle ve muhabbetle yaşamakta olduğunu kaydeden Prof. Dr. Oral, “Bu anlamda hamlelerin yapılması, özgürlüklerin genişletilmesi gibi önemli kazanımlara sahip olmuştur. Hiç şüphesiz tüm bunların yaşanmasında Adnan Menderes’in katkısı büyüktür.” dedi.

 

Aydın Menderes’i vefatından önce Üniversitede düzenlenecek bir konferansa davet ettiklerini fakat bunun gerçekleşemediğini belirten Prof. Dr. Oral, bu nedenle Aydın Menderes’in doğum günü olan 3 Mayıs’ta kendisini anma amacıyla böyle bir programı gerçekleştirdiklerini vurguladı.

 

 

Aydın Menderes’i sadece siyaset, fikir ya da dava adamı olarak değil aynı zamanda onu kardeşi olarak gördüğünü ifade eden Türk Parlamenterler Birliği Başkanı Hasan Korkmazcan ise, Aydın Menderes’in Türk siyasetindeki yerinin Demokrat Parti olduğunu belirterek, onun Demokratik Parti çatısı altında yürütülen mücadelenin bir parçası olduğunu kaydetti. Aydın Menderes’in bir Türk milliyetçisi olduğunu vurgulayan Korkmazcan, “O milliyetçiliği bir şuur olarak bilir ve anlatırdı. Onun için milliyetçilik bir duygu, bir bilinçtir. Onun barış, güven felsefesi üniversitelerimiz sayesinde yeni kuşaklarımıza da aktarılacaktır. Önce Adnan Menderesi sonra aynı Anadolu sevdalısı Turgut Özal ve Aydın Menderes’i rahmetle anıyorum.” şeklinde konuştu.

 

 

Aydın Menderes’in 15 Mart 1996 yılında geçirdiği trafik kazası sonrası ilk müdahale eden doktorlardan biri olan Bülent Ecevit Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz ise, Aydın Menderes’in kendisi için öncelikle bir dost olduğunu ifade etti. Merhum Aydın Menderes’in kazadan sonra kendisine “Ben ne olacağım bundan sonra?” diye sorduğunu ve kendisinin “İsterseniz Başbakan olabilirsiniz.” dediğini anlatan Prof. Dr. Açıkgöz, bu cevabın Menderes’i çok mutlu ettiğini belirtti.

 

 

“Adnan Menderes milletimizin dünya üzerinde kişilik, azamet sahibi olmasını isteyen bir siyaset adamıydı.” diyen E. Müsteşar Mehmet Ali Bayar ise, Aydın Menderes’in hayattan ders çıkarmış, siyasetin temeline yüksek insanlık vasfını koymuş bir düşünce adamı olduğunu kaydetti. Düşünen, fikir üreten bir kişinin siyasette yer almasının, siyasetin bir şansı olduğunu ifade eden Bayar, “Onun da en büyük ideali ve vasfı hür ve bağımsız bir ülke idi. Kendisine sunulan makam ve mevkileri reddetmiş bir insandır. Daima bir ismi taşımanın ağırlığını hissetmiştir. Büyük bir liderdi. Öngörüleri vardı. Genç bir insandı. Genç insanın heyecanlarını, arzularını, emellerini, zorluğunu hayat enerjisini kaybetmeden devam ettirdi. Muazzam bir kitap okuyucusuydu. Beşeri coğrafyaya Türk ve dünya tarihine büyük bir ilgisi vardı. Ruhu şad olsun.” şeklinde konuştu.

 

 

Adnan Menderes’in halkın dertleriyle dertlenen bir siyaset adamı olduğunu söyleyen Gazeteci – Yazar Taha Akyol ise, Aydın Menderes’inde bu özelliğiyle ön plana çıktığını ifade etti. Merhum Adnan Menderes’in yaşadıklarından anekdotlar aktaran Akyol, Merhum Başbakan’ın yaşadıklarını gözyaşları ile anlattı. Akyol, konuşmasının sonunda Merhum Adnan Menderes’i, Turgut Özal’ı ve Aydın Menderes’i rahmetle ve saygıyla andı.

 

Aydın Menderes ile olan ilk hatırasının kendisini sükûtu hayale uğrattığını belirten Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise, acı hatırasını duygu dolu sözlerle anlattı. Refah Partisi döneminde Erbakan Hoca'nın, Aydın Menderes'i Meclis Başkanlığı için aday gösterdiğini ve en çok milletvekiline sahip olmaları nedeniyle teamül gereği seçilmesini beklediklerini; ancak Anavatan Partisi ve Doğru Yol Partisi'nin oy vermediğini ve Mustafa Kalemli'nin Meclis Başkanı seçildiğini hatırlattı.

 

 

Arınç, konuşmasında oldukça ilginç bir anısını da davetlilerle paylaştı. Hükümet programını Menderes'in okuduğunu söyleyen Arınç, o kadar güzel okudu ki "İnşallah nazar değmez, başına bir iş gelmez." dediklerini hatırlattı.

 

Seçimlerin ardından yeni seçilen milletvekillerini birbirleriyle tanıştırmak için Antalya'da ya da Alanya'da bir otelde kamp kurmaya yola çıktıklarını ifade eden Arınç, O gün 15 Mart'ta 3 - 4 arkadaş şeklinde birer arabayla yola çıktıklarını, İkbal Tesisleri'nde kahvaltı yaparken Aydın Menderes ile karşılaştıklarını kaydederek, önce Menderes'in daha sonra da kendilerinin yola çıktığını ve acı tabloyla karşılaştıklarını anlattı. Yol kenarında bir arabanın takla attığını gördüklerini dile getiren Arınç, aracın Menderes'in aracı olduğunu öğrendikten sonra hastaneye koştuklarını belirtti.

 

 

Hastane salonunda bir sedye üzerinde kendisini yatarken gördüklerini anımsatan Arınç, dönemin İçişleri Bakanı Ülkü Güney'in alınması için helikopter gönderdiğini kendilerinin de stadyuma kadar nezaret ettiğini belirterek, konuşmasına şöyle devam etti:

 

"Ondan sonra keşkeler çoktur. Kaderi itham etmek için demiyorum ben ama şundan eminim ben eğer Meclis başkanı seçilmiş olsaydı, bir siyasi parti toplantısına katılmayacaktı, Antalya'ya da gidemeyecekti. Antalya'ya gitmeseydi böyle bir kazada olmayacaktı diyebilirsiniz, bu benim gibi aciz varlığın keşkesi. Ama kader başka bir yerde çıkacaktı mutlaka karşısına, ondan kaçmak mümkün olmadığına göre. Ama ona oy vermeyerek Meclis başkanı seçtirmeyenlere ben şu ana kadar hakkımı helal etmedim, bundan sonra da etmeye niyetim yok." dedi.

 

 

Aydın Menderes ile ilgili diğer bir konuya değinen Başbakan Yardımcısı Arınç, 12 Eylül referandumundan önce Menderes'in bir sözünü hatırlattı. Yüzde 58 evet ile o referandumun kabul edilmesinde merhum Aydın Menderes'in bir sözünün binlerce kıymetinin olduğuna dikkat çeken Arınç'ın o sözü hatırlatması hem kendisini hem de salondakilere duygulu anlar yaşattı.

 

Menderes'in "Bu referandumda, bu anayasa değişikliğine kullanılan her evet oyu rahmetli babam Adnan Menderes için okunacak bir Fatiha'dır." sözüne milletin sahip çıktığını vurgulayan Arınç, "Bilin ki o gün ki mücadelemizde halk üzerinde en müspet etki bırakan söz, merhum Menderes'in işte bu sözüdür." ifadelerini kullandı.

 

 

Anma programına Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın yanı sıra çok sayıda üst düzey siyasetçi, bürokrat ve akademisyen katılırken, konuşmacılardan Gazeteci – Yazar Mehmet Ali Birand, televizyon çekimleri nedeniyle katılamadığı anma programına görüntülü mesaj göndererek, Aydın Menderes’i saygıyla andığını ifade etti.

 

 

 

 

 

 

 
Eklenme Tarihi : 04.05.2012 13:59:30     Okunma Sayısı : 2144